بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Şeyh Abdurrahman Ebul Vefa (K.S.)

(1253-1285 Hicrî)  ·  (1837-1868 Miladî)

Bu ulu zat, Şeyh Siraceddin (KS)'in ikinci oğludur. Babası tarafından yetiştirilmiş, böylece irşad ve velayet makamı sahibi olmuştur. Her yönden bilgili, âlim, üstün derecede terbiyeli ve edip olup kalpleri nurlandıran bir şahsiyetti.

Son derece utangaç ve edep sahibi olduğundan, babasının 1283 H. yılında vefatından sonra daha fazla bir şeyler öğrenebilmek üzere Bağdat'a gitmiş, ömrü vefa etmediğinden, verimli bir yaşta Geylânî Medresesinde vefat ederek Gavs-ül Âzâm'ın yanıbaşındaki mezarlığa defnedilmiştir. Yüce Allah (CC), ruhunu aziz etsin.

Kerametleri

Bu zat, vefatından önce, büyük Veli Abdülkadir Geylânî Hazretleri'nin (KS) yakınına defnini vasiyyet etmişti. Vefat ettiğinde başka bir yere defnetmişlerdi. Bir gece, büyük Veli Abdülkadir Geylânî (KS) Hazretleri, kentin nakib-ül eşrafı olan zatın rüyasında görülmüş ve ona, merhum Şeyh'in naaşının defnedildiği yerden kaldırılarak kendi türbesi yanına nakledilmesini emretmişti. Bu kişi uyandığında rüyadır diye önem vermemiş, ancak iki kez daha üst üste aynı rüyayı görmüş; son görünmesinde Hazret-i Gavs (KS) elindeki asa ile defin yerini de işaretlemesi üzerine, rüyanın sabahı emrin tebliği ile kabrin nakli gerçekleşmiştir.

Şeyh, günün birinde çok ağrılı bir göz hastalığına uğrar. Kur'an-ı Kerim'i okurken çektiği acıya feryadını eklemektedir. Görenler, durumu babası Şeyh Siraceddin (KS)'e bildirirler. Ancak Hazret-i Şeyh (KS), gelenlere: "Ben ne yapayım? Elimden ne gelir; Yüce Allah (CC), Abdurrahman'ın sesini seviyor." der.

Günün birinde Şeyh Bahaeddin (KS) Hazretleri, büyük bilgin Mamosta ve Hacı Nodeşî ile birlikte Hacc'a gitmek üzere yola çıkmışlardı. Bu sırada Şeyh Abdurrahman (KS) Hazretleri, güzel görünüşlü ve temiz elbisesi ile çok güzel, göz alıcı bir ata binerek gelir ve atını paşanın evi önünde bir ileri bir geri koşturur. Zamanın büyük bilgini Hacı Nodeşî içinden düşüncelere dalar; ancak bu zatın davranışlarında hikmet bulunduğunu sezerek şu sonuca varır:

"Yüz ve endam güzelliği, Yüce Allah (CC)'ın insana lütuf ve ihsanıdır. Temiz elbise ve nezafet, İslâm'ın kemâl ve olgunluğudur."
— Hacı Nodeşî

Nitekim Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz bir Hadis-i Şerif'inde atın ve elbisenin temizlik ve güzelliği ile maksatlı yolculuğun kendisine sevdirildiğini ifade etmişti. Hacı Nodeşî'nin aklından geçenlerin tatbikatını, bilfiil Şeyh Abdurrahman (KS) yaşıyordu.