بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Şeyh Alâeddin (KS)'in Mektupları

Şeyh Alâeddin (KS) Hazretleri'nin, Şeyh Osman Siraceddin (KS) Hazretleri'ni kendi yerlerine vekil olarak bıraktıklarına dair yazmış oldukları vasiyyet mahiyetinde mektuplar.
Hz. Şeyh'ten Şeyh Alaeddin'den Alimlerden Şeyh Hüsameddin'den
Mektup 1 — Müridlere Vasiyyet

"Şeyh Alâeddin (KS), bu mektubu, müridlerine yazmışlardır."

Âlemlerin Rabb'i olan Allah (CC)'a hamdler olsun. Müjdeci ve korkutucu, sözü, özü doğru Efendimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, doğru ve hak yolda onu izleyen âl ve eshabına salât ve selâmlar olsun.

Bütün sevdiklerimize, dostlarımıza ve bizlere mensup olanlara selâm ve hayırlı duadan sonra Yüce Allah (CC)'tan sizlere İlâhî taat ve ihsan, zikir yolunda saf ve hâlis riya, vehim ve şüpheden uzak hayırlı başarılarla, bu zamanın kazâ, belâ ve afetlerinden korunmanızı dilerim.

Şimdi size vasiyyetim hakkında kalbimde tasarlayıp göstereceğim bir husus vardır. Sizlere, hak ve sevap kelimelerinin ne olduğunu açıklayacağım. Zira benim en kıymetli ve irşada yetkili aziz oğlum, veliahdım ki, kendisine Siraceddin adını veren ve bizleri müjdeleyen dedem Osman Siraceddin (KS) Hazretleri ile muhterem babam Şeyh Ziyaeddin (KS) Hazretleri, doğan bu çocuğun adını Osman olarak koymuşlardır.

Bu küçük Osman, buluğ yaşına varmadan bu ulu tarikata girmiş, şu ana kadar bu görevle uğraşmış, tarikatı ve tevhid kelimesini kazanmak için kelimenin tam manasıyla, seferde ve hazarda Allah (CC) yolunda gereken cihadda bulunmuştur. Hakk Teâlâ (CC), güçlü Kitabı'nın Ânkebut Sûresi 69. Âyet'inde: "Uğrumuzda mücahede edenleri elbette yolumuza götürürüz, Allah, iyi iş işleyenlerle beraberdir" buyurmaktadır.

İşte Osman, Hakk Teâlâ (CC)'nın buyruğu doğrultusunda yetişmiştir. Kendisi sâdık ve vefalı olup, bu güne dek emirlerime son derece titizlikle itaat etmiştir. Ben de bütün ciddiyetim ve varlığımla, zâhiren ve bâtınen terbiye ile yetişmesine itina ettim. Halen onun yanında babamın el yazısıyla yazılmış adıyla birlikte bir kitabı vardır. Ben, ondan son derece memnun olduğumu beyan ederim ve tam rızamı aldığından dolayı sevinç duymaktayım.

Bu sebeple sizlere şunu bildiririm ki, çocuklarımın arasından irşada lâyık ve en üstünüdür. Benden sonra veliahddır. Onu sevmekteyim, onu seveni de severim, ondan nefret eden ve ona düşmanlık gösteren, benim de düşmanımdır. Yakınlarımdan, halifelerimden, müridlerimden biri onu sevmez ise ben de o kimseden uzak olurum, onlar da benden uzak olsunlar.

Bu yolda cümlenize başarı ve mutluluklar diler, Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Muhammed'e, O'nun âl ve eshabına salât ve selâmlar olsun.

Şerefli Nakşibendiyye ve Kadiriye Tarikatı Hizmetkârı
Şeyh Muhammed Alâeddin el-Osmanî

Yukarıda muhtevası yazılı mektuptaki sözlerin Hazret-i Şeyh Alâeddin (KS)'e ait olduğunu, huzurumda söylenmiş, yazılmış ve tasdik edilmiş olduğunu beyan ederim.
Şahitler: Molla Hüseyin — Molla Müderris Abdülkadir
Yazan: Muhammed ibn Şeyh Molla Taha el-Balisani

Mektup 2 — Müslümanlara, Halifelere ve Müridlere

"Şeyh Alâeddin (KS)'in Müslümanlara, halifelerine, müridlerine ve mensuplarına yazdığı ikinci mektubudur."

Âlemlerin Rabb'i olan Allah (CC)'a hamd eder, Hazret-i Âdem suyla çamur arasında iken Peygamber olan Efendimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, O'nun âl ve eshabına salât ve selâmlar olsun.

Bu mektubumla bütün Müslümanlara, halifelerime, bizlere mensup müridlerime hitab etmekteyim. Selâm ve sevgilerimle hayırlı dualarımı sizlere sunduktan sonra oğlum Muhammed Osman Siraceddin'i, sağlığımda veliahdım, vekilim olarak tayin etmiş olduğumu bildiririm.

Merhum babam Şeyh Ziyaeddin (KS) Hazretleri'nin vasiyyeti ile bu kararı vermiş oldum. Zira kendisi, bu aile içinde, bu ulu tarikatı kazanmada ve bu tarikatı öğrenip anlamada üstün cehd ve gayret göstermiş, İslâm şeriatını yaymaya çalışmış olduğundan, bu tarikatı izleyenlerin irşad ve terbiyeleri için emir ve nehiy sahibi olarak kendisine yetki vermiş bulunmaktayız. Zira benden sonra bu işte en ehliyetli bir kimse olarak, çocuklarımın arasında en kifayetli olanı O'dur.

Bu sebepledir ki halifelerime, mensuplarıma ve müridlerime Muhammed Osman Siraceddin'in çevresinde toplanmanızı ve onun emirlerine itaat etmenizi vasiyyet ediyorum. Ona itaat edeni ve seveni, ben de severim; ona karşı gelen, bizlerden değildir.

Bu mektubumdan başka bir ibare ile benim adımla söylenecek, yazılacak veya rivayet edilecek bir şey çıkarsa bunun aslı ve esası olmadığı, geçersiz ve bâtıl olduğu bilinmelidir. Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Muhammed'e, O'nun âl ve eshabına salât ve selâmlar olsun.

Şerefli nübüvvet güzelliklerinden her iki Nakşibendi ve Kadiri tarikatının hizmetkârı
Şeyh Alâeddin el-Osmanî

Şahitler: Mollaoğlu Abdülkadir — Mirza Ahmed — Biyara'da müderris Muhammed Tahai el-Balistani — Mevlâna Halid — Muhammed Naci Alâi — Muhammed İbrahim

Mektup 3 — Şeyh Abdülhak Hâmid Nakşibendî'ye

"Hazret-i Şeyh Alâeddin (KS)'in, Şeyh Abdülhak Hâmid Nakşibendî Hazretleri'ne yazdığı mektuptur."

Sevimli mânevî oğlum Şeyh Abdülhak Hâmid Nakşibendî! Yüce Allah (CC), seni başarılı kılsın. Sıhhatinizi ve afiyetinizi sorup sual ettikten sonra Cenab-ı Hakk (CC)'tan, sizlere, ömür boyu hayırlı ve yararlı başarılar ve mutluluklar temenni ve dua ederim.

Bildiğiniz gibi, bu sıralarda yaşım doksanı geçmektedir. Kitap'ta: "Her nefis ölümü tadacaktır" buyrulmaktadır. İşte yaklaşan ölümün iz ve işaretleri olarak saçlarımın ağarması, ihtiyarlık hali bedenî güç ve kuvvetimin zayıflamasından, sonumuzun yaklaştığı anlaşılmaktadır.

Bu sebeple çocuklarımın arasında gözbebeğim, en ehliyetli ve irşada yetkili olarak Muhammed Osman'ı veliahdım olarak vasiyyet ve tayin ettiğimi sizlere bildiriyorum. Benden sonra irşad makamına geçmesini bizzat emretmiş bulunuyorum; yapmakta olduğum bütün vazifeleri ölümümden sonra yüklenmesini emrettim.

Zatınızın, veliahdıma, her hususta yardım etmenizi vasiyyet etmekteyim. Bu vasiyyetimi gizleyip saklamaya tevessül etmemenizi, irşad ve tevliye hususunda ve hükümetin bana tevcih ettiği resmî işlerde, benden sonra muhatabın oğlum Osman'a intikal ettiğini beyan ederim.

Şerefli Nakşibendîyye ve Kâdirîyye hâdimi
Şeyh Alâeddin el-Osmanî (25.11.1951)