بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Alimlerden Mektuplar

Şeyh Alâeddin (KS) Hazretleri'nin vasiyyeti hakkında, bazı tanınmış kimseler ile âlimlerin yazmış oldukları mektupların metinleridir.
Hz. Şeyh'ten Şeyh Alaeddin'den Alimlerden Şeyh Hüsameddin'den
Balik Müderrisinden — Muhammed Bakır

Âlemlerin Rabb'i olan Allah (CC)'a hamd, hayırlı kulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'e, âl ve eshabına salât ve selâmlar olsun...

Kulağıma çalınan habere göre, insanlar arasında kavga, dedikodu, iftira ve yalanlarla râbıta ve yakınlığı bozmaya yönelik, din ve dünyalarını yıkmaya çalışan şeytan ruhlu bazı kimselerin, özellikle yapısı sağlam olan bu eski ve ulu aile ferdleri arasını açıp bozmaya çalıştıklarını öğrenmiş bulunuyorum.

  1. Ortaya çıkan bu gibi davranış ve işler, kanunsuz olup şeriatta yeri yoktur.
  2. Evliyalık, özel veraset yolu ile gelmemiştir. Buraya gelenler, gerçeği öğrenmeyi taleb eden talebelerdir.
  3. Şeyh Osman Siraceddin (KS), daha dünyaya teşrif etmeden önce, muhterem dedeleri Şeyh Ziyaeddin (KS) tarafından müjdelenmişti.
  4. Büyük şeyhimiz Mevlâna Şeyh Alâeddin (KS), şeyhlik velâyet makamına bu zatın ehil olduğunu ve kendilerinden sonra velâyetin karar verilmiş bulunulduğunu birkaç kez ilân etmişti.
  5. Şeyh Muhammed Osman Siraceddin (KS) Hazretleri'nin vereceği emirleri, canımızdan olsak dahi yapacağımız, O'nun bu tarikatta tam velâyet makamına lâyık ulu bir zât olduğunu kabul ettiğimiz bilinmelidir.

Balik'de Müderris Muhammed Bakır

Veleçir Müderrisinden — Molla Arif Gulamî

Bizler, gerek kitaplardan yazılı olarak ve gerekse naklen ve şifahen, büyük mürşid Şeyh Alâeddin (KS) tarafından, oğlu Şeyh Muhammed Osman Siraceddin (KS)'in Tarikat-ı Nakşibendiyye'de veliahd olarak, velâyet makamına tensib edildiğini öğrenmiş bulunuyoruz.

Bu tayin ve velâyet, insaf sahipleri nazarında, O'nun için sabit ve değişmez bir haktır. Zira bundan sonra başka bir iddiada bulunmak, hak taleb etmek, geçersiz ve bâtıldır. Hiçbir şekilde fıkha dayanağı yoktur.

Veleçir'de Müderris Molla Arif Gulamî

Kânisanan Müderrisinden — Hacı Molla Mehmed Emin

Yüce Allah (CC)'a hamd ederim; O'nun sevgili kulu ve Efendimiz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e salât ve selâmlar olsun.

Büyük kutup Hazret-i Şeyh Muhammed Osman Siraceddin (KS)'in ulu bereketlerinin devamına ve Tarikat-ı Nakşibendiyye velâyet makamına geçmesi, özellikle ümmetinin has ve büyük şahsiyyeti olan Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in nazarında ve buyrukları ile ve keza büyük kutup, şeyhlerin şeyhi mürşidimiz Hazret-i Şeyh Alâeddin (KS)'in yazılı ve şifahi buyrukları ile karar verilmiş ve velâyet sabit olmuştur. Bunu bir kimsenin inkâr etmesine yer yoktur.

Kânisanan'da Müderris Hacı Molla Mehmed Emin

Molla Seyyid Ali el-Hâlidî'den

Asrımızın âlimleri ve görüş ehli, büyük mürşidimizin en irşadcı oğlu Şeyh Muhammed Osman Siraceddin'in velâyet makamına getirilmesine oy birliği ile karar vermişlerdir. Yüce Allah (CC), O'na, bekâ nimetini daim etsin.

Zira bu ulu şahsiyyet, inciden bir kevkep olup nurunu ulu tarikat ağacından almaktadır. Bu zat, ufkumuzda, iman ehline doğru yolu göstermek için çıkmış bulunmaktadır.

Molla Seyyid Ali el-Hâlidî

Müderris Molla Ahmed'den

Şer'i işlerin ve buyrukların doğrultusunda, bizler, ruhlarımızı ve canlarımızı, velâyet makamına geçen Hazret-i Şeyh Muhammed Osman (KS)'a feda etmeye ve onun vereceği emirleri iftiharla yerine getirmeye hazırız.

Müderris Molla Ahmed

Müderris Muhammed Said el-Balekî'den

Nübüvvetin mesnedi, bu makamın veraset yolu ile alınmayacağıdır. Aynı sebebden, irşad makamı da verasete dayanmaz.

Velâyet makam ve mertebesine, riyazattan ve en büyük düşman ve en büyük savaş denilen nefis ve şeytanla savaşıp uğraşmadan erişilemez.

Ben fakir ve hakir, Ramazan ayında inzivaya çekildiğim bir sırada, zamanın kutbunun oğlu olan Siraceddin adlı kimseyi, yani Şeyh Muhammed Osman (KS) Hazretleri'nin cismini vehimsiz, uykusuz, bir hayal mahsulü olmayarak müşahede ettim, içimde şek ve şüphe olmadan onun velâyetini doğruladım.

Müderris Muhammed Said el-Balekî

Molla Muhammed Bakır'dan Durut Âlimlerine

"Balik'de müderris olan merhum Hoca Molla Muhammed Bakır'ın, Durut kasabası âlimlerine, Şeyh Muhammed Osman Siraceddin (KS)'den gördüklerini anlatan mektubudur."

Faziletli iki cenab, dünya ve ahiret evi olan iki evde kardeşlerim olan Molla Abdullah ve Seyyid Ahmed; Allah (CC), cümlenizi sağ ve sâlim kılsın.

Geçenlerde Kur'an tilaveti sırasında kalbime doğan bir ilhamla Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in şu Hadis-i Şerifleri'ni hatırladım: "Âlimler, Enbiyaların vârisleridir. Ümmetimin âlimleri, İsrailoğullarının peygamberleri mesabesindedirler."

Bu âlimlerden biri de birinci Şeyh Siraceddin (KS)'den bu yana torunu Şeyh Alâeddin (KS)'in oğlu olan ve halen hayatta bulunan Şeyh Muhammed Osman Siraceddin (KS)'dir. Bu zat da tıpkı İbrahim (AS.)'in torunlarından Yakup (AS)'in oğlu Yusuf (AS)'a benzemektedir.

Faziletli bilginler de Şeyh Muhammed Osman Siraceddin (KS)'in velâyet makamına geçtiğine şahit olmuşlardır. Şeyh Alâeddin (KS), oğlu Şeyh Muhammed Osman Siraceddin (KS)'i, hanegâhında kendi makamlarına oturtmuşlar, bu kadarla yetinmeyip, hanegâhın bütün işlerini O'nun omuzlarına yüklemişlerdi.

Allah (CC)'a hamd ve senalar olsun ki bu sima, güneş gibi parlak ve söylenenden daha açık bir sima olup, kıyl ve kale lüzum yoktur. Bizler, Allah (CC)'a hamd ederiz ki, şeyhimize şükranla bağlı, vefalı ve sâdık kimseleriz; Allah (CC), gölgesini uzun etsin.

Balik'de Müderris Muhammed Bakır